19 Ocak - Anlamak Çözmeye Yetmez
Anlıyorum da, bir türlü kabul edemiyorum!
Örgütleme
Bir kez şöyle dedi Bay Keuner: “Düşünen insan gerektiğinden çok ışık, gerektiğinden çok bir dilim ekmek, gerektiğinden çok düşünce tüketmez.”
İki kent
Bay Keuner A kenti yerine B kentini yeğlemişti. “A kentinde” dediydi, “insanlar beni seviyorlar; ama B kentinde insanlar bana dostça yaklaştılar. A kentinde bana yararları dokundu; ama B kentinde insanların bana gereksinmesi vardı. A kentinde insanlar beni masaya buyur ettiler, ama B kentinde benim mutfağa girmemi önerdiler.”
Çizgiler: Behiç Ak
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima’da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin,
şeker de yiyebilsinler.
Nazım Hikmet