Hrant Dink ile 1996′da Söz dergisinde tanışmıştım. Tuzla’da henüz küçük bir çocukken (evet, içinde büyüyeceÄŸi yetimhanenin inÅŸaatında çalışmıştır) inÅŸaatında çalıştığı, kaba inÅŸaatında pencereleri yokken içinde yattığı okuduÄŸu yetim yurdunu kurtarmak ve yeniden açmak için uÄŸraşıyordu.
Her neyse, Hrant Abi’nin neredeyse çeyrek asır süren yetimhane mücadelesi, devlet bürokrasisine ve azınlık vakıflarına ait gayrımenkullere “gavurdan edinilmiÅŸ ganimet” gözüyle bakan malum zihniyetin engellemelerine takıldı.
Azınlık yetimhanesinin arsasına bile göz diken, vatandaÅŸlarına “ya sev ya terket” denilen bu ülkede Hrant Dink, “hiçbir yere gitmiyoruz!” demenin ete kemiÄŸe bürünmüş haliydi.
Sözü Yıldırım Türker’e bırakmak sanırım en iyisi:
“Sevgili kardeÅŸim Hrant, biz hiçbir kimliÄŸin tahkir ve tezyif edilmemesi için her ÅŸeyi göze almışlar; biz kardeÅŸinin incitilmesine izin vermeyecek olanlar; biz vazifesi kendinden menkul sınır bekçilerine pabuç bırakmayacak olanlar, hiçbir yere gitmeyeceÄŸiz. Linççi Türklük avukatları da kalsın. Onlara bakarken onların çocuklarıyla konuÅŸuyoruz. Nasılsa o çocuklar da bize katılacak…”
Böyle buyurdu aydan atlayan kedi
O ayakkabı altındaki kesik, hepimizin yüreÄŸindeki kesik…
20 Ocak 2009 10:57
Böyle buyurdu Ali Işıngör
Hrant Dink ile 1996′da Söz dergisinde tanışmıştım. Tuzla’da henüz küçük bir çocukken (evet, içinde büyüyeceÄŸi yetimhanenin inÅŸaatında çalışmıştır) inÅŸaatında çalıştığı, kaba inÅŸaatında pencereleri yokken içinde yattığı okuduÄŸu yetim yurdunu kurtarmak ve yeniden açmak için uÄŸraşıyordu.
Her neyse, Hrant Abi’nin neredeyse çeyrek asır süren yetimhane mücadelesi, devlet bürokrasisine ve azınlık vakıflarına ait gayrımenkullere “gavurdan edinilmiÅŸ ganimet” gözüyle bakan malum zihniyetin engellemelerine takıldı.
Azınlık yetimhanesinin arsasına bile göz diken, vatandaÅŸlarına “ya sev ya terket” denilen bu ülkede Hrant Dink, “hiçbir yere gitmiyoruz!” demenin ete kemiÄŸe bürünmüş haliydi.
Sözü Yıldırım Türker’e bırakmak sanırım en iyisi:
“Sevgili kardeÅŸim Hrant, biz hiçbir kimliÄŸin tahkir ve tezyif edilmemesi için her ÅŸeyi göze almışlar; biz kardeÅŸinin incitilmesine izin vermeyecek olanlar; biz vazifesi kendinden menkul sınır bekçilerine pabuç bırakmayacak olanlar, hiçbir yere gitmeyeceÄŸiz. Linççi Türklük avukatları da kalsın. Onlara bakarken onların çocuklarıyla konuÅŸuyoruz. Nasılsa o çocuklar da bize katılacak…”
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=166454
21 Ocak 2009 11:19