Günlerin Tortusu

23 Eylül 2008

Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto 35 yıl önce bugün ölmüş diyebilir miyiz sizce?

Günaydın; Neruda, Pablo; Ustalara Saygı kategorilerine ait bu tortu, Atilla Aktuna tarafından gönderildi.


Nobel Töreni’nde


Maria Vargas Llosa ile


Carlos Fuentes ile


Arthur Miller ile


Nazım Hikmet ile


Nazım Hikmet ile


Allende ile


Allende ile


Allende ile


Allende deyince bu fotoğrafı koymadan edemedim…


… tabii ki bu ikiliyi de! Nefretle…

Wikipedia - Türkçe
Wikipedia - İngilizce
Fundacion Neruda - İngilizce (Farklı fotoğraflarla)
Pablo Neruda: The Poet’s Calling - Belgesel’in resmi sayfası
Yukarıdaki belgeselden - Neruda’nın da yer aldığı bir klip - YouTube
Yukarıdaki belgeselden - Pinochet darbesi ve Neruda’nın son günleri ile ilgili - YouTube
İspanyolca
Şili Ulusal Kütüphanesi - Neruda - İspanyolca
Yüzüncü doğum yıldönümünde Pablo Neruda ve eserlerinde Nazım Hikmet anıları - Doç.Dr. Hale Toledo - Türkçe - pdf

Görüş bildirebilir, ya da sitenizden bağlantı verebilirsiniz. RSS 2.0

1 görüş

  1. Böyle buyurdu yeraltindanşiirler

    NÂZIM’A BİR GÜZ ÇELENGİ

    Neden öldün Nâzım? Senin türkülerinden yoksun ne yapacağız
    şimdi
    Senin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi bir pınar bulabilecek
    miyiz bir daha?
    Senin gururundan, sert sevecenliğinden yoksun ne yapacağız?
    Bakışın gibi bir bakışı nereden bulmalı, ateşle suyun birleştiği
    Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözüpek bir sevinçle dolu?
    Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler kazandırdın
    bana
    Denizden esen acı rüzgâr katsaydı önüne onları
    Bulutlar gibi yaprak gibi uçarlar
    Düşerlerdi orada, uzakta,
    Yaşarken kendine seçtiğin
    Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa

    Sana Şili’nin kış krizantemlerinden bir demet sunuyorum
    Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üstünde parıldayan
    Halkların kavgasını ve kavgamı benim
    Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan…

    Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da yalnızım
    sensiz
    Senin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen yüzünden
    yoksun
    Dostluğumuzdan, bana ekmek olan,
    Rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan.

    Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle
    Kuyu gibi kapkara zindanlardan
    Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları
    Ellerinde izi vardı eziyetlerin
    Hınç oklarını aradım gözlerinde
    Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin
    Yaralar ve ışıklar içinde

    Şimdi ben ne yapayım? Nasıl tanımlar
    Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya.
    Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,
    Senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?
    Teşekkürler, böyle olduğun için! Teşekkürler o ateş için
    Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca.

    Pablo NERUDA

    Çeviren : Ataol BEHRAMOĞLU

    26 Eylül 2008 00:59

Buyurun!