06 August 2007
6 Ağustos - KIZÇOCUĞU
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima’da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin,
şeker de yiyebilsinler.
Nazım Hikmet







Böyle buyurdu bliyaal
Livaneli’nin bunun için yaptığı besteyi çocukken babamın plağından dinlerdim. Hüzünlü bir şarkıdır.
Fotoğraflar da çok korkutucu. İnsan bakamıyor …
10 August 2007 01:10
Böyle buyurdu Atilla Aktuna
Fotoğraflar amacına ulaşmış demek ki! Seçmek, hele de seçmek için bu fotoğraflardan daha birçoğuna bakmak acıtıcıydı.
Biz bakarken bu acıyı duyuyorsak, bunu yaşayanların çektikleri akıl almaz olmalı…
İnsan gayriihtiyari utanç duyuyor. Ben duyuyorum…
10 August 2007 09:14
Böyle buyurdu celerone
Daha ilkokuldayken ağabeyim Vietnam’da kullanılan napalm’ın etkilerini gösteren fotoğraflarla dolu bir kitap getirmişti. Fotoğraflar hala aklımda. Böyle bir kararı verenleri ben affetmedim, umarım kimse affetmez.
Selamlar,
10 August 2007 11:06
Böyle buyurdu esma
bu atom bombasını kim bulduysa allah belasını versin bu ne ya off allahım
12 April 2008 13:35