Günlerin Tortusu

Nisan 2007 arşivi

Hanif Kureishi - Varoşların Buda’sı

Kureishi, Hanif, Roman kategorilerine ait bu tortu, Atilla Aktuna tarafından gönderildi.

Varoşlar'ın Buda'sı

 

Anwar bastonunu indirince Changez tam zamanında bir yana yuvarlandı, yumru organı kağıt paketinden çıkanp bir mücahit nidası patlatarak -en azından Shinko’ya göre bu mücahit nidasıydı, nereden biliyorduysa?- amcamın kafasına ustalıkla küt diye indirdi. Hindistan’dan Old Kent Road’a bir dişçinin yanında kalmaya, serserilik edip kumar oynamaya, servet edinip eve dönünce büyükbabasının Juhu Sahili’ndeki evi gibi bir ev yapmaya gelen Anwar Amca onca yıl önce hayatının ilerleyen yıllarında kafasına bir seks aleti yiyip de yere yığılacağını imkanı yok bilemezdi. Hiçbir falcı söyleyemezdi bunu, Kipling, “Herkesin başına korktuğu gelir,” demişti ama Anwar’ın korktuğu bu değildi.

Sayfa 231

Yine de sıkıntım, kendime olan nefretim, kendimi kırık şişelerle kesip sakat etme isteğim, uyuşukluğum, ağlama nöbetlerim, günler, günler boyu yataktan çıkamayışım, dünyanın beni ezip geçmek için üstüme üstüme geldiği duygusu, bunlar da sürüp gidiyordu. Ama delirmeyeceğimi biliyordum. Bu boş vermişlik, bu kendimi koyverişim tam özlediğim gibi bir özgürlükten olsa da. Bu halimin geçmesini bekliyordum.

Neden bu kadar güçlü olduğumu düşünmeye başladım, beni dağılmaktan kurtaran neydi? Galiba nedeni babamın o güçlü yaşama içgüdüsünün bana da geçmiş olmasıydı. Babam kendini hep İngilizlerden üstün görmüştür; bu ona Hindistan’da geçen çocukluğundan mirastı; politik kökenli öfkesi aşağılama ve kendini üstün görme biçimini almıştı. Ona göre Hindistan’da İngilizler çok gülünç, katı, güvensiz ve kuralcı kalıyorlardı. Bana kendimize asla bu insanların önünde nıahcup olma utancını yaşatmamamız gerektiği duygusunu aşılamıştı. Eski kolonicilerin bizi dizlerimizin üstüne çökmüş görmelerine izin veremezdik, zaten bekledikleri buydu. Artık tükenmişlerdi; imparatorlukları yoktu; devirleri bitmişti artık, sıra bizdeydi.

Sayfa 274-275

İngiltere, Güney Londra, Pakistan, Hindistan, yoga, varoş, zen, old spice, Syd Barrett, David Bowie, punk, Kerouac, Capote, Candide, sevişmek, s.kişmek, eşcinsellik, Dvorak, Krishnamurti, Ummagumma, Levi’s, Vogue, Harper’s and Queen, A Saucerful of Secrets, Gandi, Cinnah, bira, şarap, viski, LSD, ot, Summertime Blues, Glenn Miller, Countbasie, Louis Armstrong, kraliçe, Hanif Kureishiırkçılık, New York, Wisconsin, tiyatro, evlilik, ayrılık, Taocu seks, budizm, feminizm, Billie Holiday, Charles Dickens, işçiler, devrim, sınıf ayrımı, Kipling, cinsiyet ayrımcılığı, islam, Charles Mingus, Elvis Costello, baba, anne, aile,dostluk, arkadaşlık…

Yukarıda yazılanlar ve daha birçok öğenin çok da girift olmayan bir şekilde, üstelik çok keskin bir mizahla harmanlanması mümkün müdür? Mümkündür.

Yazarın eleştirmenlerce bu en sert diye tanımlanan romanı, 70′lerin ve 80′lerin İngiltere’sindeki marjinal yaşamı anlatıyor.

Fonda güzel müziklerle “yabancı” bir ülkede ırkçılığı, cinselliği -özellikle eşcinselliği-, özgürlüğü ve yalnızlığı sorguluyor Kureishi. Ne ingiliz ne Paki biri için bir Araf yaratıyor. Üstelik yaşanmış bir Araf.

Can Yayınları
ISBN 975 - 07 - 0093 - 7
1. Basım 2001
İngilizce aslından çeviren Alev Bulut Kerimoğlu
Özgün Adı The Buddha of Suburbia

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (4 oy verildi, ortalama: 4.5 / 5)
Loading ... Loading …

Horace McCoy - Atları da Vururlar

McCoy, Horace, Roman kategorilerine ait bu tortu, Atilla Aktuna tarafından gönderildi.

Atları da Vururlar

 

Ufak yarış iki dakika kadar sürdü, sona erdiğinde de Rocky alkışları başlattı ve mikrofonda:
— Şu gençlere bakın bay ve bayanlar, dedi. 216 saatin sonunda hepsi de taptaze… Dünya birinciliğine etkisi olan dans maratonunun yarışmacıları taptaze. Bir dayanıklılık ve ustalık yarışmaşı bu. Bu gençler günde yedi kere besleniyorlar… Üç yemek ve dört kahvaltı. Aralarında, yarışma sırasında sişmanlayanlar bile var.. üstelik yarışmayı en iyi durumda sürdürmeleri için burada devamlı doktorlarımız, bakıcılarımız, hemşirelerimiz bulunuyor. Şimdi 4 numaralı Mario Petrone ve Jackie Miller çiftinden küçük bir numara yapmalarını istiyoruz. 4 numaralı çift, ilerleyin lütfen… işte, baylar ve bayanlar, ikisi de çok şeker, değil mi?…
Tek tük alkışların karşıladığı, kısa boylu ama sağlam yapılı bir İtalyan olan Mario Petrone ile ufak tefek sarışın Jackie Miller kerevete çıktılar. Rocky ile konuştular, sonra en kötüsünden bir numaraya başladılar. Ne Mario ne de Jackie yaptıkları numaranın kötülüğünün farkında gibiydi. Sonunda birkaç seyirci onlara bozuk para attı.

— Hadi, sökülün paraları baylar, dedi Rocky. Bir para yağmuru istiyoruz! Yağdırın!

Sayfa 33

e yayınları 60′larda ve 70′lerde çok özel kitaplar yayımlamış bir yayınevi: Kundera’dan Vasilikos’a, Beşikçi’den Akbal’a, Rulfo’dan Mailer’e. Atları da Vururlar da bu özel kitaplardan biri. Her ne kadar kapağı bir pembe dizinin kapağını andırıyor olsa da (eğer e yayınları kitaplarını toplamasaydım ve yazarı daha önceden tanımasaydım kesinlikle satın almaz ve okumazdım :) dikkatle okunmayı hakeden bir kitap bu.

Horace McCoyMcCoy gençliğinde hayatını kazanmak için birçok iş yapmış ve bu kitabını da Amerika’daki dans maratonlarında bouncer (hır çıkaranları dışarı atmakla görevli fedai) olduğu dönemdeki gözlemlerine dayandırmakta.

Dans maratonu, gerçekte bir dayanıklılık yarışmasıdır. Çiftlerin 110 dakikalık ‘dans’ sonrasında 10 dakikalık bir molaları vardır sadece. Bu arada; yemek yemek, yıkanmak, dinlenmek durumundadırlar. Öyle ki, yarışmacılar belli bir süre sonra çiftlerinin omzunda uyumayı öğrenirler. Bir dans maratonunun 2000 saate kadar (~85 gün) sürdüğü olabilir.

Atları da Vururlar 1935′te ilk yayımlandığında gerekli ilgiyi görmemiş ama sonrasında Jane Fonda’nın başrolünde oynadığı filmle Amerika’da ve dünyanın bir çok yerinde yeni baskıları yapılmıştır.

e yayınları
Birinci Baskı Aralık 1970
Türkçesi Hasan Aslan
Özgün Adı They shoot the horses, don’t they?

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (3 oy verildi, ortalama: 2 / 5)
Loading ... Loading …

Dario Fo - Klakson, Borazanlar ve Bırtlar

Fo, Dario, Tiyatro kategorilerine ait bu tortu, Atilla Aktuna tarafından gönderildi.

Klakson, Borazanlar ve Bırtlar

 

HERKES : Yo!

BENZER : (Okur) Evet, “Otuziki tutuklunun serbest bırakılma isteğinin kabulünden sonra, teröristlerin diğer pek çok mahkumun da serbest bırakılmasını isteyeceklerinden dolayı ve sonunda takasın bozulmasını önlemek için…”

HERKES : Eee?

BENZER : “Bakanlar ve meclisin onayıyla, mahkum olmuş tüm siyasi tutukluları serbest bırakmaya karar verdiler”

HERKES : Yo!

BENZER : Evet! “Ve henüz yargı sonucunu bekleyenleri de.”

HERKES : Ooo!

BENZER : Başbakanın bir açıklaması da var, “Başbakan şantaja boyun eğilmediğini, çünkü hapishaneleri boşaltma opcrasyonunun iki yıldır öngörüldüğünü insan hakları açısından affın gerekli olduğunu açıklıyor.”

KORO: Haydi İtalya! Ne güç ama!..

LUCIA : Yaşasın!

ROSA : Yaşasın! Antonio’m serbest o halde!!

LUCIA : Tabi ya, herkes serbest!

KOMİSER : Hayır, imkansız, delirmiş mi bunlar?!

BENZER : Belki. Dinleyin komiser, bu sizin için! (Okur) “Bu andan itibaren, terör olayları ile ilgili tüm soruşturma ve araştırmalara ara verilecek ” İşleriniz durduruldu! Rahatlıkla emekliye ayrılabilirsiniz.

KOMİSER : Ama nasıl olur, bu tür bir olay nasıl durdurulur? Yaptığım onca iş, sarfcttiğim emek.. çöpe atıldı! İğrenç bir şey bu! Aşağılık politikacılar!

Oyuncuların arkasındaki eşyalar da hareket eder.
ROSA : Haklısınız, bu dönekliği anlamak mümkün değil; hepsi de Moro’nun kurban edilmesinde hem fikirdi. Moro’nun öldürülmesine göz yumdular. O zaman hiç kimse teröristlerle anlaşmayı düşünmedi. Ya şimdi, şunların kararlılığına bak… Bak Agnelli için kırk takla atıyorlar… Ne iğrenç!

Sayfa 101

BENZER : Hayır, sadece korkudan değil, aynı zamanda beni feda edemeyeceklerinden: ben gücüm, (Birbirlerine şaşkın bakarlar) Anlamıyor musunuz? Özür dilerim ama, siz Karl Marx’ı okumadınız mı hiç? Eh, biliyorum… artık sadece bizler, büyük sanayiciler Kapital’i çalışıyoruz,,. Özellikle şurasını : “Tek iktidar, fınansal ekonomik güçtür, yani holdingler, çokuluslu sanayiler, bankalar, pazarlar, mallar.. Yani kapital!” (1. Polis ortadaki kapıdan çıkar) Sonra çocukların halka olup ezbere şarkı söylemeleri için bir ilave cümle daha var: ” Filigran kağıt para üzerinde bu devletin kutsal yasaları yazılıdır… Filigran üzerinde. Dolayısıyla hükümet, devlet, kurumlar, gerçek güce, yani ekonomik güce hizmet aracı olmaktan başka birşey değildir. “Hizmet araçları.. anladınız mı? Yani Aldo Moro sözü edilen mali devletin saygınlığını kurtarmak için kurban edildi, kimsenin takmadığı hizmet araçları için değil! (Arkaya gider ve bir tapınağın basamakları gibi dizilmiş eşyalara tırmanmaya başlar) Bunu kafanıza iyice şokun! Güç bende! Ben Devletim! Benim temsil ettiğim Kapital-devlettir! Ölüm pahasına da olsa kurtarmanız gereken benim onurum! Ve bu devletin kurtulması için, asıl gücü, devleti, yani beni kurban edemezlerdi herhalde!

Sayfa 102-103

1978 yılında İtalya’da Kızıl Tugaylar, Hristiyan Demokrat politikacı Aldo Moro‘yu kaçırır. Merkez sağın ve Hristiyan Demokrat Parti’nin en etkin kişilerinden birinin yaşamına karşılık (ki bu kişi yaşamı boyunca komünist ideolojinin karşısında yer almıştır) istenen, siyasi tutukluların serbest bırakılmasıdır.

Hükümet; araya Moro’nun ailesi, arkadaşları ve Papa VI. Paul’ün girmesine karşın pazarlığı kabul etmez. (Hatta Papa Moro’ya karşılık kendisinin rehin alınmasını talep eder.) Kaçırılmadan 55 gün sonra görüşmelerden sonuç alınamaması nedeniyle Moro’nun cesedi bir parkta bulunur.

Dario Fo

Dario Fo, eserinde bu konuyu ele alır, ama bir farkla: Bu sefer kaçırılan Aldo Moro değil, Fiat’ın başkanıdır. Oyun İtalya’da büyük gürültü kopartır, hatta parlamentoda bile tartışılır.

Oyunun çıkş noktası çok trajik olsa da, okunması son derece eğlenceli bir oyun “Klakson, Borazanlar ve Bırtlar”. Bazı bölümlerde kahkahalarla güldüğümü ifade edeyim. Ama sonuç alıntılardan da anlaşılacağı üzere ortada.

Günlerin Tortusu’nda ilk defa bir tiyatro oyununa yer veriyorum. Bununsa özel bir nedeni var: Oyun, 16 Nisan 2007′de “Koç Oyuncuları” tarafından Koç Üniversitesi Sevgi Gönül Oditoryumu’nda sahnelenecek. Oyunun yönetmeni ise eşim Serda Kondeler Aktuna. İzlemek isteyenlere duyurulur!



 
Açılım Yayınları
ISBN 975 - 8064 - 02 - 9
2. Basım Kasım 2003
Türkçesi Füsun Demirel
Özgün Adı Clakson, Trombette e Pernacchi

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (5 oy verildi, ortalama: 4.8 / 5)
Loading ... Loading …