Aslı Erdoğan - Kabuk Adam
Yaşadığımız anları dondurup cümlelere dökme çabası, çiçekleri kurutup kitap yaprakları arasında, ölümsüzleştirmeye benzer. Hepimizin çoktan öğrendiği gibi, bir öykü, gerçekten yaşanmış da olsa, gerçekliği yansıtmaktan çok uzaktır, onun birkaç resminden, simgesinden oluşmuştur. Az sonra başlayacağım, Karayipler’de geçen o korkunç öyküyü yaşamış kişi benim. Oysa biliyorum ki, son noktayı koyduğumda, elimde bulacağım, gerçeğin tortusundan ibaret olacak.
Sayfa 7
Kaçışımın gerçek nedeni korkaklığımdı. Arzumun hedefine ulaşmasından, onu sonuna dek yaşamaktan duyduğum korkuydu. Zaten eğer yaşayabilseydim, bugün oturup bu öyküyü yazmazdım. “Yaşama kabızlığı” diye adlandırdığım o illete tutulmamış olanlar, yazar olmayı akıllarından bile geçirmezler bence. Faray’ı hayatta ıskaladığım her şeyin; yarıda kesilmiş, iğdiş edilmiş, kürtaja uğramış duygularımın bir simgesine dönüştürdüm.
Sayfa 115
En iyi okulların diplomalarını, kağıt peçeteler gibi üstüste yığmış ve CERN’de tez yapma olanağı elde etmiş ender Türk kadın fizikçilerinden biri Aslı Erdoğan. Sonra da bunu elinin tersiyle itmiş ve asıl yapmak istediği işi, yazarlığı seçmiş.
Kabuk Adam bir ilk kitap. Otobiyografik öğelerle dolu bir anlatı. Yazarın kendisiyle hesaplaşmasının bir parçası. Her kitap, yazarının kendisiyle hesaplaşmasıdır olasılıkla. Ancak had
dimi aşmak gibi anlaşılmayacaksa şunu söylemem sanırım yanlış değil: Kabuk Adam’da Aslı Erdoğan bunu çok büyük bir açıklıkla gerçekleştiriyor. Belki de, fazla dürüstçe davranıyor.
Fransız “Lire” dergisi tarafından 21. yüzyıl edebiyat dünyasını etkileyecek 50 yazardan biri olarak değerlendirilen Aslı Erdoğan’ın, son dönem Türk edebiyatının önemli yazarlarından biri olduğu gerçeği böylece bir kez daha perçinleniyor.
Adam Yayınları
ISBN 975 - 418 - 549 - 2
2. Basım 1998
Aslı Erdoğan’ın fotoğrafı Mathieu Bourgois‘dan izin alınarak kullanıldı.








Böyle buyurdu sera
Aslı Erdoğan beni dehşete düşürür. Ruhuyla yazıyor, yazdıklarını gerçekten hissediyor, yaşıyor gibi gelir. Bu da beni daha çok etkiler.
26 February 2007 00:20
Böyle buyurdu elif surur
neyle karşılaşacağımı bilmeden,yaşanacak dakikaların ardında sebepsizce güvendiğim,unutulmayacak bir heyecan … onunla tanışacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum
08 April 2007 15:10
Böyle buyurdu murat orhon
Aslı Erdoğan’la Küba’yı Rio yu yaşamak çok heyecan verici
16 April 2007 16:43
Böyle buyurdu ece
a iyi ki buldum ben bu blogu… aslı erdoğan en sevmediği kitabının kabuk adam olduğunu söylüyor, kim bilir belki sizin söylediğiniz nedenler yüzündendir. benimse hep içimi kanatır bu kitap, birkaç yılda bir okurum.
27 April 2007 16:03
Böyle buyurdu Atilla Aktuna
Şu adreste bu kitap için yapılmış başka bir tanıtım bulunmakta…
Bilgilerinize…
08 June 2007 00:39
Böyle buyurdu tolga
Ben de yazar gibi “amatorce” buldum bu kitabini, ama fazlaca yakinimda bulunan bir ruh halini boyle durustce anlatma cabasini ve ictenligini sevdim.
03 September 2007 21:40
Böyle buyurdu ilker gürsoy
her okumam bana ayrı bir tat veriyor..kitap okumayı gerçekten hiç ama hiç sevmeyen biriyim fakat aslı erdoganin kitaplarıni bıkmadan usanmadan okuyorum..aşik oldum sanirim ben bu kadına
=)
12 December 2007 01:31
Böyle buyurdu Serap
Kısacık ama çok derin bir anlatım bence.
05 January 2008 14:23
Böyle buyurdu cenk caner
zeki ,cesur bir insan..kaç kişi diploma ,para sevdasını dışardan über-süper görünen bi hayat tarzını elinin tersiyle itebilip özgürlüğü seçebilir canın istediğini yapabilir..we kabuk adam çok da ii seçimdir bana göre aslı erdoğana yeni başlayanlar için!!
21 August 2008 16:32