Günlerin Tortusu

Eylül 2006 arşivi

Ursula K. Le Guin - Mülksüzler

LeGuin, Ursula K., Roman kategorilerine ait bu tortu, Atilla Aktuna tarafından gönderildi.

Mülksüzler

 

 

"Bilmiyorum," dedi; dili yarı felç olmuÅŸ gibiydi. "Hayır. Harika deÄŸil. Çirkin bir dünya. Bu dünyaya benzemiyor. Anarres sadece tozdan ve kuru tepelerden oluÅŸuyor. Her ÅŸey az, her ÅŸey kupkuru, insanlar da güzel deÄŸil. Hepsinin koca elleri ve ayakları var, benimkiler ve buradaki garsonunkiler gibi. Ama koca göbekleri yok. Çok kirlenirler, birlikte yıkanırlar, burada kimse bunu yapmaz. Kentler çok küçük ve sönüktür, sıkıcıdır. Hiç saray yoktur. YaÅŸam sıkıcıdır, çok çalışılır. Her zaman istediÄŸinizi alamazsınız, hatta bazen gereksindiÄŸinizi bile, çünkü yeterince yoktur. Siz Urras’lılann her ÅŸeyi yeterince var. Yeterince hava, yeterince yaÄŸmur, çimen, okyanuslar, yiyecek, müzik, yapılar, fabrikalar, makineler, kitaplar, giysiler, tarih. Siz zenginsiniz, siz sahipsiniz. Biz yoksuluz, biz yoksunuz. Sizde var, bizde yok. Burada her ÅŸey çok güzel. Güzel olmayan yalnızca yüzler. Anarres’te hiç bir ÅŸey güzel deÄŸildir, yalnız yüzler güzeldir. DiÄŸer yüzler, erkek ve kadın yüzleri. Bizim onlardan baÅŸka bir ÅŸeyimiz yok, birbirimizden baÅŸka bir ÅŸeyimiz yok. Burada siz mücevherleri görüyorsunuz, orada gözleri görürsünüz. Gözlerde de görkemi, insan ruhunun görkemini görürsünüz. Çünkü bizim erkeklerimiz ve kadınlarımız özgürdür, hiç bir seye sahip olmadıkları için özgürdürler. Siz sahipler ise sahiplisiniz. Hepiniz hapistesiniz. Herkes yalnız, tek basma, sahip olduÄŸu yığınla birlikte. Hapiste yaşıyor, hapiste ölüyorsunuz. Gözlerinizde görebildiÄŸim yalnızca bu— duvar, duvar!"

Sayfa 191

 

Mülksüzler önce adıyla ÅŸaşırtır! Özgün adı "The Dispossessed" olan bu roman, öncelikle Dostoyevski’nin Ecinniler’ine (yine özgün adıyla "The Possessed") bir göndermedir.

Mülksüzler sonra anlatılan ikili gezegen sistemi ile ÅŸaşırtır! İki dünya ile: Anarres ve Urras. Anarres anarÅŸisttir, Urras ise sınıflı. Anarres neresidir? Urras USA/URSS’tir.

Mülksüzler Anarres’te kurulmuÅŸ olan yapı ile ÅŸaşırtır! Anarres’te kiÅŸiler anarÅŸist olmayı öğrenir çocukluktan baÅŸlayarak. Özgür olmayı öğrenir. Egolarını törpülemeyi, paylaÅŸmayı, çok’un çıkUrsula K. Le Guinarının daha önemli olduÄŸunu. Herhangi bir yönetimsel yapı yoktur. İşlevsel, topluma ait iÅŸlerin paylaşımını yapan bir bilgisayar vardır sadece. Para yoktur. KiÅŸiler gereksinimlerini gerektiÄŸi kadar kullanır. Ama çok’un çıkarının her zaman doÄŸru olmadığının bilincindedir yazar.

Mülksüzler taşıdığı umutla şaşırtır! Yazar umutludur basbayağı. Le Guin; sınıfsız bir toplumun nasıl yaşayabileceğini, nasıl problemler ile yüzyüze gelebileceği konusunda uzun süreler düşünmüş ve her şeye karşın romanını mutlu bir sonla bitirmiştir.

Ursula Kroeber Le Guin Mülksüzler ile ÅŸaşırtır! Bizi yaÅŸamımızı sürdürdüğümüz Urras’tan alıp,  Anarres’e götürerek!

 
Metis Yayınları
ISBN 975 - 7650 - 26 - 9
1. Basım Mart 1990
İngilizce’den Çeviren Levent MollamustafaoÄŸlu
Özgün Adı The Dispossessed

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (5 oy verildi, ortalama: 4.8 / 5)
Loading ... Loading …

* Mülksüzler ile ilgili bir baÅŸka yazı Bliyaal’in blogunda

Ferit Edgü - Şimdi Saat Kaç

Deneme, Edgü, Ferit kategorilerine ait bu tortu, Atilla Aktuna tarafından gönderildi.

Şimdi Saat Kaç

 

 

Ah, belalı bir uğraştır yazmak. Özellikle ne yazıldığı, niçin yazıldığı, kimin için yazıldığı saptanmadığında.

Bir şiir, bir roman yazılırken bu soruların karşılığı kolaydır. Örneğin: Edip yazıyor. Roman yazıyor. Yazmadan edemediği için (ya da söyleyecek bir şeyi olduğu için) yazıyor. Okuyucu için yazıyor.

Ama her kolay yanıt gibi, bu yanıt da aldatıcıdır. Çünkü yapılan bir genellemedir.

"Özelleme" yapacak olursak. bir şiir. roman, öykü yazılırken yukarda sıraladığım sorular, dolayısıyla bu sorulara verilen yanıtlar pek geçerli değildir. Yaratma süreci içinde başkaları pek düşünülmez. Bu yazdığımı kim anlayacak? diye bir soru sorulmaz.

Kimin için yazıyorum? sorusu yaratıcının aklının ucuna geldiğinde, bunun yanıtı da çoğu kez somuttur. Örneğin ozanın sevgilisidir. Bu sevgili, gerçek (erkek ya da dişi) bir sevgili olabileceği gibi, yurdunun insanları, işçi sınıfı, bir paşa ya da padişah olabilir. Ya da olabilmiştir. Ozan, bir eleştirmeni ya da bir başka ozanı da (ölü ya da diri) düşünebilir. Ama, okuyucu kitlesini kolay kolay gözünün önüne getiremez.

Geniş halk kitleleri (kaç bin kişi?) için yazanlar için de, böyledir bu.

Yazmak - Sayfa 7

"Åžimdi Saat Kaç" yazmak edimini çalakalem yapmayan, bunun üzerine düşünen Ferit Edgü’nün bir dönem çeÅŸitli dergilerde -ama en çok Milliyet Sanat’ta, günümüzünkü deÄŸil- yazdığı denemelerin toplandığı bir kitap.

Edebiyat ve plastik sanatlar üzerine yazılmış bu denemelerde Borges’ten Dostoyevski’yeFerit Edgü, Turgut Uyar’dan Melih Cevdet’e Dünya ve Türk yazınının önde gelen yazarlarının yanısıra; Picasso’dan Van Gogh’a, Füreya’dan Abidin Dino’ya Dünya ve Türk plastik sanatında ön planda olan isimleri, sanki bir resmi geçit sergiliyor. Kitabın en etkileyici yazılarından birkaçını da bu sanatçılara yazılmış açık mektuplar oluÅŸturuyor.

Öykülerindeki minimalist yapının aksine, türün gereÄŸi olan, düşündüğünü açık kapı bırakmadan savunan bir Ferit Edgü var karşımızda. EÄŸriye eÄŸri, doÄŸruya doÄŸru…

İyi ki de var! Türk yazınını bugünlere taşıyan olmazsa olmaz mihenk taşlarından biri çünkü o.

 

 Ada Yayınları
1. Baskı Ekim 1986

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (6 oy verildi, ortalama: 4.33 / 5)
Loading ... Loading …